Info| Olanaklar| Rezervasyon| Ziyaretçi Defteri| Odalarımız| İletişim| Side| Sanal Tur| For English

 

  Side Tarihi  Side & Manavgat Resimleri
SİDE TARİHİ
 

Antik Side şehri Anadoluda yaşayan eski kavimler tarafından bir çok kez istilaya uğramıştır. Side ismi bu kavimler tarafından ortak konuşulan dilde 'Nar' anlamına gelmektedir.

Eski çağlarda önemli bir ticaret merkezi olarak bilinen Side Antik şehri milattan önce 7. yüzyılda Pamfilya bölgesinde yarım ada üzerinde yaklaşık 400m. eninde ve 1 km. sahil şeridinde Kyme kavimi (İzmir yakınlarında) tarafından kurulmuştur. Zaman içerisinde Kyme'liler ile Side yerli halkı kaynaşmış ve yeni bir dil konuşan kavim haline dönüşmüşlerdir. Bu dil Antic side Şehri'nde yaşayan halkın kullandığı dildir. Side şehri ilk önce Lidya'lılar(Lydian) hakimiyetine girmiş milattan önce 547 yılında Lidyalıların yok olmasından sonra ise Pers'lerin hakimiyetine girmiştir. Eski çağlarda kullanılan sikke ve paralardan anlaşıldığı kadarı ile Side Pers hakimiyetinde yarı özerk bir şehirdi. Milattan önce 334 yılında büyük Alexander tarafından şehir feth edilmiştir.

Büyük Alexander'ın ölümünden sonra şehir bir çok değişik kavimlerin hakimiyetinde kalmış, önce Mısır Ptolemaios kavimi tarafından 100 yıl boyunca yönetilmiş, Apameia şehrinde Pergamenem'ler ile yapılan deniz savaşı antlaşmasına kadar milattan önce 218 yılından itibaren Seleukiden kaviminin hakimiyetine girmiştir. Pamfilya yöresinin doğu bölümünde bulunan Pergamen'liler bu bölgede otorite kuramadıklarında dolayı Pergamen Kralı II. Attalos tarafından Side şehrine karşın Attaleia (daha sonra Antalya) isminde yeni bir liman şehri kurulmuştur. Bu tarihten sonra Side deniz korsanlarının hakimiyetine girmiştir: Korsanların milattan önce 78 yılında Roma Konsül'ü Servilins Isauricus tarafından deniz korsanları yenilgiye uğratılarak şehir Roma hakimiyetine girmiştir. Milattan önce 25 yılında Kral Augustus tarafından Side şehri milattan önce 3. yüzyılın ikinci yarısına kadar bazen Galatia'ların bazende Likya'lıların (Lykien) yarı özerklik bir konumda hakimiyetlerinde kalmıştır. Bu devirde Side önemli bir ticaret merkezi haline gelmiş özellikle köle ticaretinin yapıldığı en tanınmış yer sıfatını almıştır. İsa'dan sonra 3. yüzyılın ikinci yarısından itibaren değişik ülkelerden gelen halkların istilasına uğramıştır. Bu istilalara karşı şehir kalın duvarlarla çevrilmiştir. İsa'dan sonra 4. yüzyılın ortalarında şehir içerinde yeni bir sur yapılmak sureti ile şehir iki bölüme ayrılmıştır. Fakat bu Side'nin yokolmasına engel olamamıştır. Şehir hızla Hristiyanlaşmış 9 ve 10. yüzyıllarda başlayan Arap istilaları ve korsan saldırıların şehrin düşmesinde büyük rol oynamıştır.

Halkın büyük bir çoğunluğu Attaleia'ya (Antalya) göç etmiştir. 1900'ler itibari ile Şehir yeniden yerleşime açılmış, Antik şehir üzerine yeni yerleşim olmasına rağmen antik yapılarının büyük bir bölümünün günümüze kadar sağlam şekilde korunan sayılı, ender bulunan tarihi şehirlerden biridir. "Kale Surları" diye anılan Şehir surlarının bir bölümü büyük bloklar halindeki çakıl taşları ile inşa edilmiştir. Bu surlardan bir tanesi yarım daire formunda bir kule, diğeri dairesel bir kule ve geri kalanda geometrik kuleler şeklinde inşa edilmiştir. Şehrin ana kapısı kapının her iki tarafında bulunan iki adet kule ile korunmaktadır, ve şehre yarı kemerli bir kapı ile giriş yapılmaktadır. Kapı girişinden sonra yolun her iki tarafındada şehir sütunlarından oluşan bir sıra takip edilerek içeri girilmektedir.  Şehir surlarının dışında cadde'nin hemen karşısında üç büyük mihrap ve bunların ön tarafındada mermer ile kaplanmış ve heykelciklerle süslenmiş bir havuz bulunmaktadır. Bu mermer plakaların üzerlerinde tanrılar arasındaki aşk sahneleri sergilenmektedir.

Bu kalıntılardan itibaren Side şehrine gelen su, tüneller aracılığıyla Manavgat Irmağı'nın kaynağına kadar kanal ve su kemerleri ile ulaşmaktadır. Bu suyun kaynağı Side şehrinden 29 km. uzakta bulunmakta ve OymaPınarı barajının 120m. derinliğinde kaynak yeri bulunmaktadır. Irmak yüksek kapasiteli basınçlı olması sebebi ile yeterince su, su sarnıçları üzerinden uzak bir yol katetmektedir. Şehrin ana kapısının arkasında bulunan sütunlu cadde limana kadar devam eder. Sütunlu caddenin sonunda ana kapının yan tarafında ve agora'ların tam karşısında bulunan hamam günümüzde müze olarak kullanılmaktadır. Side tiyatrosu tonozlar üzerine inşa edilmiş ve sahne tarafının doğu bölümü çarşıyla bağlanmış, milattan sonra II. yüzyılda kurulan 15000 dinleyici kapasiteli dünyanın en iyi korunmuş yapılarından biridir. Sahne duvarlarının tamamı tanrı resimleri ile süslenen tiyatro aynı zamanda şehrin hisarı olarakta ana bir görev üstlenmektedir. 

 

 

5. yüzyılın başlangıcından itibaren Pamfilya bölgesinin başkenti olarak tescil edilen Side şehri tekrar bir yükselişe geçerek gelişme göstermiş kendi sınırları içerisinde büyük bir ekonomik ve sanatsal ilerleme kaydetmiştir. Side şehrinin tamamının ne zaman ve ne şekilde yok olduğu konusunda kesin bulgular mevcut değildir.

 

 

 

Şehir kalıntılarındaki yangın izlerinden anlaşıldığı kadarı ile şehrin 7 ve 9. yüzyıllarda Arapların yağmasına uğradığı ve yıkıldığı sanılmaktadır. Diğer bir kanıya göre ise şehrin yok olmasına bölgede meydana gelen deprem ve doğal afetlerin neden olduğu söylenmektedir. Arap coğrafyacısı İDRİSİ'nin bir kitabında 12. yüzyılda şehrin harabelerinden bir kesitini gösteren bir resim bulunmuştur.


KERVAN OTELLERİ
Adres:
Atatürk Bulvarı No:1 Side/ANTALYA
Tel: +90 242 7533212  - 13 Fax: +90 242 7532772
email: info@sidekervanhotel.com